İFADE HÜRRİYETİNE DARBE
Aydemir, 28 Şubat sürecinin sadece siyasi bir mühendislik olmadığını, aynı zamanda ülkemizde ifade hürriyetinin yok edilmesi için planlanmış bir girişim olduğunu dile getirdi. “O gün, bu milletin evlatlarına ‘siz okuyamazsınız, siz devlet kademelerinde yer alamazsınız’ denildi. Kamuda çalışanlar inançları sebebiyle ötekileştirildi, öğrenciler başörtüleri nedeniyle okullarından atıldı, iş dünyası üzerinde baskılar kuruldu. Bu süreç, ekonomik ve sosyal yapıyı da altüst eden bir dayatmaydı” dedi.
İNANÇLARA PRANGA VURMA GİRİŞİMİ
Aydemir, 28 Şubat’ın sadece siyasi bir darbe girişimi değil, aynı zamanda inançlara vurulmak istenen bir pranga olduğuna da vurgu yaparak, “O gün yaşananlar, milletimizin hafızasından asla silinmeyecek. İnsanların kılık kıyafetleri üzerinden tahakküm kurmaya çalışan bir vesayet zihniyetiyle mücadele edilmesi gerektiğini o gün de haykırdık, bugün de haykırıyoruz. Demokrasimizi güçlendirmek, bir daha böylesi kara günlerin yaşanmamasını sağlamak hepimizin vazifesidir” diye konuştu.
Aydemir, milletin iradesine yönelik her türlü müdahalenin karşısında olduklarını belirterek, 28 Şubat sürecinde mağdur edilenlerin adalet arayışlarının hiçbir zaman bitmeyeceğini ve bu tür vesayet girişimlerinin tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünü ifade etti.