Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları

Talat Paşa Aydemir

PAZAR, AHİLİK VE MESLEK DÜZENİ: ANKARA’DA İKTİSADIN AHLAKLA SINIRLANMASI
21 Mart 2025 Cuma

Bir şehirde iktisadî hayatın niteliğini belirleyen şey, yalnız üretim miktarı ya da ticaret hacmi değildir. Asıl belirleyici olan, bu faaliyetlerin hangi ahlâkî sınırlar içinde yürütüldüğüdür. Ankara’da iktisadî hayat, tarih boyunca bu sınırların bütünüyle kaybolmadığı bir zemin üzerinde şekillenmiştir. Pazar düzeni, meslek örgütlenmesi ve üretim ilişkileri, şehirde ekonomik faaliyeti serbest bırakırken aynı zamanda denetim altında tutan bir yapı üretmiştir.

Ankara pazarları, yalnız alım satımın yapıldığı alanlar değildir. Pazar, burada iktisadî hayatın kamusal yüzüdür. Fiyatlar, kalite ve ölçü, bu alanlarda görünür hâle gelir. Ankara’da pazar düzeni, aşırı fiyat dalgalanmalarını ve keyfî uygulamaları sınırlayan bir işlev görmüştür. Bu sınırlama, merkezi bir otoritenin sürekli müdahalesinden çok, yerleşik alışkanlıklar üzerinden işlemiştir.

Bu alışkanlıkların oluşmasında meslek düzeninin rolü büyüktür. Ankara’da üretim ve ticaret, bireysel serbestliğin sınırsız olduğu bir alan olarak görülmemiştir. Meslek sahibi olmak, yalnız bir kazanç kapısı değil; toplumsal bir sorumluluk olarak algılanmıştır. Bu algı, üretimin niteliğini ve ticaretin sınırlarını belirlemiştir. İşini kötü yapan ya da ölçüsüz davranan kişi, yalnız ekonomik değil, sosyal bir yaptırımla da karşılaşmıştır.

Ahilik geleneği, bu meslek düzeninin ahlâkî çerçevesini oluşturan önemli unsurlardan biridir. Bu gelenek, Ankara’da iktisadî hayatı yalnız kazanç üzerinden tanımlamamış; emeği, hakkaniyeti ve dayanışmayı merkeze almıştır. Böylece ticaret, bireysel hırsların değil, toplumsal dengenin bir parçası hâline gelmiştir. Ankara’nın iktisadî istikrarı, büyük ölçüde bu anlayıştan beslenmiştir.

Meslek örgütlenmesi, şehirde rekabetin yıkıcı bir hâl almasını da engellemiştir. Rekabet, tamamen ortadan kaldırılmamış; fakat sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırma, iktisadî hayatın donmasına değil; ölçülü bir canlılık üretmesine yol açmıştır. Ankara’da üretim, ne aşırı genişleyip kırılganlaşmış ne de daralıp körelmiştir. Bu orta hâl, şehrin uzun vadeli dayanıklılığını artırmıştır.

Pazar ve meslek düzeni arasındaki ilişki, şehirde fiyat istikrarını da desteklemiştir. Ani yükselişler ve sert düşüşler, Ankara’da sınırlı kalmıştır. Bu durum, şehirde geniş kitlelerin iktisadî hayata erişimini mümkün kılmıştır. Ekonomik dışlanmanın sınırlı olması, toplumsal huzurun korunmasına katkı sağlamıştır. Ankara’nın şehir olarak ayakta kalabilmesi, bu huzurla doğrudan ilişkilidir.

Ankara’da iktisadî faaliyetlerin ahlâkla sınırlandırılması, yeniliğe karşı bir direnç üretmemiştir. Aksine, yenilikler bu sınırlar içinde daha güvenli biçimde hayata geçirilmiştir. Meslek düzeni, yeni üretim biçimlerini tamamen reddetmemiş; fakat onları şehir hayatının taşıyabileceği ölçüde benimsemiştir. Bu tutum, iktisadî değişimin yıkıcı değil, dönüştürücü olmasını sağlamıştır.

Bu yapı, Ankara’yı büyük ticaret merkezlerinden ayırır. Büyük merkezlerde iktisat, çoğu zaman hız ve hacim üzerinden tanımlanır. Ankara’da ise iktisat, denge ve süreklilik üzerinden anlam kazanmıştır. Bu tercih, şehrin tarih boyunca merkez olma kapasitesini besleyen unsurlardan biridir. Ekonomik ahlâkını yitiren şehirler, kısa sürede cazip olabilir; fakat uzun süre ayakta kalamaz.

Ankara’nın pazar ve meslek düzeni, bu nedenle yalnız geçmişe ait bir yapı olarak görülmemelidir. Bu düzen, şehrin iktisadî karakterini şekillendiren temel zihniyetin ifadesidir. Bu zihniyet, iktisadı hayatın merkezine koyarken, onu hayatın tek ölçüsü hâline getirmemiştir. Ankara’nın tarih boyunca koruduğu denge, burada bir kez daha kendini göstermiştir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
HAK EDİLMİŞ MERKEZ: ANKARA’NIN SON SÖZÜ
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri