Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Hava sıcaklıkları batıdan başlayarak artacak
Hava sıcaklıkları batıdan başlayarak artacak
Türkiye, turizmde dünya sıralamasında 11 basamak yükseldi
Türkiye, turizmde dünya sıralamasında 11 basamak yükseldi
Türkiye otomotivinin 9 aylık ihracatı 31,1 milyar doları aştı
Türkiye otomotivinin 9 aylık ihracatı 31,1 milyar doları aştı
Esenyurt Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında operasyon
Esenyurt Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında operasyon
2026-KPSS Lisans sonuçları açıklandı
2026-KPSS Lisans sonuçları açıklandı
HABERLER>SİYASET
7 Ekim 2026 Çarşamba - 23:42

İbrahim Aydemir: Siyasetçinin başucunda Diderot ikazı bulunmalı

Aydemir, Diderot’nun yeni sabahlıkla başlayan değişimini siyasette makam, imkân ve hayat standardı arasındaki ilişkinin çarpıcı bir örneği olarak değerlendirdi.

İbrahim Aydemir: Siyasetçinin başucunda Diderot ikazı bulunmalı

Ayrancı Gençlik Platformu’nda gençlerle bir araya gelen önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, 18. yüzyıl Fransız düşünürü Denis Diderot’nun yeni bir sabahlıkla başlayan ve zamanla bütün çalışma ortamını değiştirmesine uzanan tecrübesini anlattı. Aydemir, tüketim psikolojisinde daha sonra “Diderot Etkisi” adıyla kavramlaştırılan bu yaşanmışlığın siyaset açısından da üzerinde düşünülmesi gereken güçlü bir ikaz taşıdığını ifade etti.

Aydemir’in konuşmasında öne çıkan soru ise tüketim alışkanlıklarının çok ötesindeydi: İnsan sahip olduklarını mı yönetir, yoksa bir noktadan sonra sahip oldukları mı insanın hayatını yönetmeye başlar?

Aydemir, bu sorunun siyasetçi açısından daha büyük önem taşıdığını belirterek, makamla beraber gelen imkânların zaman içinde normalleşmesinin insanın ölçülerini değiştirebileceğine dikkat çekti.

“MAKAM GELİR, İNSANIN ESKİ ÖLÇÜLERİ KALABİLİYOR MU?”

Diderot’nun anlatısında yeni ve gösterişli bir sabahlık, çevresindeki eski eşyalarla uyumsuz görünmeye başlar. Bir eşyanın değişmesi diğerini, o da bir başkasını tetikler. Sonunda başlangıçta küçük görünen değişiklik, insanın bütün çevresini yeniden kurduğu bir zincire dönüşür.

Aydemir, siyaset bakımından asıl üzerinde durulması gereken noktanın tam burada başladığını kaydetti.

Siyasi göreve gelen bir insanın makam odası, araç, protokol, çevresindeki ilgi ve günlük hayatındaki kolaylıklarla karşılaşabileceğini hatırlatan Aydemir, bunların zamanla birer hak gibi algılanmasının siyasetçinin vatandaşla arasındaki mesafeyi fark ettirmeden büyütebileceğini değerlendirdi.

Aydemir, “Bir insanın hayatına yeni bir imkân girdiğinde peşinden başka beklentiler gelmeye başlıyorsa, siyasetçinin kendisine sürekli şu soruyu sorması gerekir: Ben mi makamı taşıyorum, makam mı beni değiştirmeye başladı? Bence Diderot’nun yaşadıklarından siyasete çıkarılabilecek en kıymetli derslerden biri budur.” dedi.

SİYASETİN GÖRÜNMEYEN SINAVI: NORMALLEŞEN İMTİYAZ

Aydemir, siyasi hayatın büyük ahlaki sınavlarının her zaman büyük hadiseler içinde ortaya çıkmadığını, kimi zaman küçük kabullerin zaman içerisinde yerleşmesiyle başladığını ifade etti.

Bir kolaylığın ikinci kolaylığı, bir ayrıcalığın daha yüksek bir hayat standardını, yeni hayat standardının ise giderek daha fazla beklentiyi doğurabileceğini belirten Aydemir, siyasetçinin bu zinciri erkenden fark etmesinin önem taşıdığını vurguladı.

“Diderot’nun sabahlığı burada benim için bir tüketim hikâyesinden daha geniş bir anlam taşıyor. Siyasetçi dün kendisi için lüks saydığı şeyi bugün makamın tabii sonucu, yarın ise vazgeçilmez hakkı gibi görmeye başlarsa asıl değişim eşyada yaşanmış olmaz; insanın ölçüsünde yaşanmış olur.” şeklinde konuştu.

Aydemir, kamusal görev üstlenen kişinin kendi hayatındaki değişimi zaman zaman geriye dönüp sorgulamasının bir öz denetim yöntemi olarak görülebileceğini ifade etti.

“DÜN NASIL YAŞIYORDUN?” SORUSU

Gençlere hitabında siyasi görevlerin geçiciliğine dikkat çeken Aydemir, kişinin makama gelmeden önceki hayatıyla makam dönemindeki hayatı arasındaki mesafenin yalnız ekonomik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Aydemir, asıl meselenin insanın alışkanlıklarında, çevresiyle ilişkisinde ve kendisine biçtiği değerde meydana gelebilecek değişiklik olduğunu söyledi.

“Siyasetçiye zaman zaman ‘Dün nasıl yaşıyordun, bugün neleri vazgeçilmez kabul ediyorsun?’ diye sorulabilmeli. Daha önemlisi, siyasetçi bu soruyu kendi kendisine sorabilmeli. Çünkü insanın dışarıdan denetlenmesinden önce vicdanıyla kurduğu denetim vardır.” ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşımın siyasette sade hayat tartışmasından ibaret görülmemesi gerektiğini kaydeden Aydemir, yüksek hayat standardına sahip olmanın tek başına bir ahlak ölçüsü oluşturmadığını, esas ölçünün kamu görevinin kişisel imtiyaz üretme aracına dönüşmemesi olduğunu dile getirdi.

MAKAMDAN SONRAKİ HAYAT TESTİ

Aydemir, Diderot örneğinin siyasete uyarlanmasında ikinci önemli alanın görev sona erdiğinde ortaya çıktığını belirtti.

Siyasetçinin görev sırasında ulaştığı imkânları kişisel hayatının kalıcı standardı olarak benimsemesinin, makam sonrasında ciddi bir savrulmaya yol açabileceğini ifade eden Aydemir, siyasi görevlerin başlangıcı kadar bitişinin de bir karakter sınavı olduğunu söyledi.

“Milletvekilliği, belediye başkanlığı, bakanlık veya herhangi bir kamu görevi insanın şahsi mülkü değildir. Görev bittiğinde insan kendi hayatına dönebilmeli. Makamdan ayrıldığı gün hayatının anlamını, itibarını ve değerini de kaybettiğini hissediyorsa orada makamla insan arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

Aydemir, siyasetçinin itibarının kullandığı makam araçlarıyla, oturduğu koltukla veya etrafındaki protokolle ölçülemeyeceğini; kalıcı değerin görev sonrasında toplumda bırakılan güven ve hatırayla ortaya çıkacağını vurguladı.

“DİDEROT’NUN SABAHLIĞI SİYASETÇİYE TEMBİHAT OLMALI”

Diderot’nun yaşadığı tecrübenin yüzyılları aşan tarafının insan tabiatına ilişkin uyarısında bulunduğunu belirten Aydemir, yeni bir imkânın yeni ihtiyaçlar üretmesinin hayatın pek çok alanında görülebileceğini ifade etti.

Aydemir, “Ben bu hadiseyi her siyasetçinin başucunda bulunabilecek bir tembihat olarak görüyorum. Çünkü makamın insana sunduğu imkânların sonu yoktur; insanın kendi ölçüsünü koruyabilmesi ise irade ister. Bugün bir kolaylığı normal görürsünüz, yarın daha fazlasını beklersiniz. Sonra başlangıç noktanızla aranızdaki mesafeyi fark edemezsiniz.” dedi.

Siyasi görevin insana yeni bir kimlik kazandırmak yerine mevcut sorumluluğunu büyütmesi gerektiğini belirten Aydemir, genç siyasetçilere verilecek en önemli öğütlerden birinin “makamdan önceki insanı kaybetmemek” olduğunu söyledi.

Aydemir sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:

“Diderot’nun hikâyesinde bir sabahlık odayı değiştirdi. Siyasette ise bir makam insanın bütün hayatını değiştirebilir. Mesele makam sahibi olmak değildir; makamın sizin ihtiyaç tarifinizi, insanlarla ilişkinizi ve kendinize verdiğiniz değeri yönetmesine izin vermemektir. Siyasetçinin gerçek kudreti daha fazlasına ulaşabilmesinde değil, ulaşabildiği hâlde ölçüsünü koruyabilmesindedir.”

 

 
Hava sıcaklıkları batıdan başlayarak artacak
 
PURSAKLAR’DA POLİSE SİLAHLI SALDIRI: BİR POLİS MEMURU ŞEHİT OLDU
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İbrahim Aydemir: Siyasetçinin asıl bilançosu bıraktığı itibardır
Aydemir, milletvekilliğinin değerinin seçim sayısıyla değil, görev sona ...
AYM'den Yeni Partiye savunma için 1 ay süre
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Partinin isim ve rumuzunun hükümsüz sayılması ...
TBMM, 51 Günlük Aranın Ardından 1 Ekim'de Açılıyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından ...
 
CHP kurultayı davası 21 Ekim'e ertelendi
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, aralarında ...
Aydemir: Türkiye gücünü vatandaşın hayatına sonuç olarak taşıyor
Aydemir, Erdoğan’ın açıkladığı ekonomi ve sosyal politika adımlarının ...
Çelebi: Türkiye büyümesini 24 çeyrektir sürdürüyor
Ekrem Çelebi, ikinci çeyrekteki yüzde 2,3’lük büyümenin Türkiye ekonomisinin ...
 
İbrahim Aydemir: 10 Ağustos’ta açılan yol 12 yılda Türkiye’nin siyasi hafızasına dönüştü
Aydemir, Erdoğan’ın halk tarafından Cumhurbaşkanı seçildiği 10 Ağustos ...
TBMM'de Yükseköğretim Teklifinin İlk 13 Maddesi Kabul Edildi
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren, öğrenci affı ile yükseköğretim ...
Çocuklara İlişkin Yeni Düzenlemeler İçeren Teklif Meclis'te
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, çocuk adalet sistemine yönelik ...
 
YAZARLAR
Oylum Demiray
Oylum Demiray
En Büyük Eser: Bir Duruşa Sahip Olmak
Ceren Ataay
Ceren Ataay
SANATIN HATIRLATTIĞI KADİM HAKİKATLER
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Paşinyan aklını kullanıyor
Dilek Yılmaz
Dilek Yılmaz
Göbeğin ne suçu var?
Yavuz Münir Saatçi
Yavuz Münir Saatçi
Denetim denetim denetim
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Tarih sloganla değil belgelerle okunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri